Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Diyarbakır Gençlik Festivali'nin bölgemiz, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum. Emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, Diyarbakır Valiliğimizi, Okçular Vakfımızı tebrik ediyorum.

Mayıs ayında İstanbul'da gerçekleştirilen gençlik festivalinin Ekim ayında Diyarbakır'da tekrarlanıyor olmasını anlamlı bir tercih olarak görüyorum. sanat, kültür, eğlence ve daha çok etkinliğin içinde yer aldığı bu festivalin, Diyarbakır'ın değişen yüzü olacağına inanıyorum.

Bizim Diyarbakır sevgimiz öyle lafta değildir. Biz Diyarbakır'ı istismar etmek değil, imar etmek için, huzura kavuşturmak için çalışıyoruz. Bu yıl üçüncü defa Diyarbakır'a geliyor, sizlerle kucaklaşıyoruz.

'BU GENÇLİK DİYARBAKIR'IN VE ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR'

Diyarbakır'ın her meselesini takip ediyoruz. Hele konu Diyarbakırlı gençlerimiz olduğunda elimizde ne gelirse yapmayı boynumuzun borcu olarak kabul ediyoruz. Bugün burada gençlerimizle birlikte olmanın gücümüze güç kattığını, mücadele azmimizi bilediğini hissediyoruz. Çünkü biz bugün burada karşımızda Selahaddin Eyyubi'nin torunlarını görüyoruz. Biz burada Fatih'in evlatlarını görüyoruz. Çünkü biz, bugün burada karşımızda Asım'ın neslini görüyoruz. Çünkü biz bugün burada karşımızda, 'zaman bendedir ve mekan bana emanettir' şuurundaki bir gençlik görüyoruz. Bu gençlik ki peygamberlerin, sahabelerin, kültür sanat insanlarının şehri Diyarbakır'ın ve ülkemizin geleceğidir.

Bu gençlik ki umudumuz, ümidimiz her şeyimizdir. Gençler Diyarbakır'ın ve 80 vilayetimizin tüm gençleri bu büyük sorumluluğu üstlenmeye hazır mıyız? Kendimizi her alanda en iyi şekilde yetiştirmeye hazır mıyız? Bayrağımızı indirmek, ezanımızı susturmak, istikbalimizi karartmak isteyenlere günlerini göstermeye hazır mıyız? Bu ülkenin hepsini, 81 milyonun tamamını kucaklayarak yolumuza devam etmeye hazır mıyız?



*Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından sahaya inerek Diyarbakır Stadyumu'nda oynanacak 'ünlüler karması' maçının başlama vuruşunu yaptı.

'KILICINIZ KESKİN OLACAK Kİ...'

Bu gençlik yanımızda oldukça ulaşamayacağımız hedef, galip gelemeyeceğimiz mücadele yoktur. Bir ülkenin kuruluşu ve geleceği kılıçla, kalemin ucundadır. Kılıcınız keskin olacak ki vatanınıza göz dikenlere fırsat vermeyesiniz. Kaleminiz güçlü olacak ki nesillerinizi geleceğe hazırlayabilesiniz. Türkiye, hem kendini savunmanın hem geleceği inşa etmenin çabası içindedir. Her iki konuda da çok önemli mesafe kat ettik.

'ADI VE İDDİALARI NE OLURSA OLSUN...'

Bundan birkaç yıl önce kimi şehirlerimizde bazı mahallelerde çukurlar kazarak, ülkemizin geleceğini oraya gömmek istediler. Biz de bu abideleri diktik. Onlar çukur kazdılar, biz ise bu abideleri diktik. Diyarbakır halkı devletinin yanında dimdik durdu ve teröristleri hüsrana uğrattı. Sınırlarımız içinde başaramadıklarını dışarda yapmaya çalıştılar. Ona da izin vermedik. Bölgemiz üzerinde hain emelleri olanların maşalığını yaparak bu halka hizmet edilemez. Adı ve iddiaları ne olursa olsun, tüm terör örgütlerinin ipinin ucu aynı yere çıkar. Benliklerini 1 dolara Amerika'daki şarlatana satan FETÖ'cüler ve islam adına Müslümanları katleden DEAŞ'lılar ile, kendi ülkesine kurşun sıkan bölücü teröristlerin hiçbir farkı yoktur. Dinimizin değerlerini istismar ederek, Kürt kardeşlerimizin adını istismar ederek savaş açanların gerisindeki silüet aynıdır. Türküyle, kürdüyle, lazıyla, çerkeziyle, süryanisiyle, arabıyla, balkan veya Kafkas göçmeniyle vatandaşımızın tek bir devleti vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti'dir.

'BU TUZAĞA DÜŞMEMİŞ OYUNU BOZMUŞUZDUR'

Kendine başka kimlik arayan, başka devlet arayan yakın tarihte örneğini gördüğümüz gibi evini de ailesini de onurunu da kaybetmeye mahkum oluyor. Türkiye, her kesimden insanımızın ortak gayretiyle bu tuzağa düşmemiş, oyunu bozmuştur. Bugün hala birliğin, beraberliğin, kardeşliğin değil de bölücülüğün diliyle konuşanların tek derdi ellerindeki siyasi ve ekonomik rantı kaybetme korkusudur.

Biz milletimize bölünmeyi değil, bölüşmeyi teklif ettik. Biz ayrımcılığı değil kardeşliği teklif ettik. Sefaleti değil refahı teklif ettik. Biz korkuyu değil güveni teklif ettik. Milletimiz de bu teklifimize olumlu cevap verdiği içindir ki bugün her bakımdan dimdik ayakta duran bir Türkiye vardır. Kim karşınıza bölünmeyle, parçalanmayla ayrımcılıkla, sefaletle, korkuyla geliyorsa bilin ki sizin en büyük düşmanınızdır. Arkasına baktığınızda göreceğiniz tek şey yeminli düşmanlarımız olacaktır. Dün Selahaddin Eyyubi'yi Sultan Kılıçaraslan'ı alt edemeyenler gözünü size dikmiş durumdalar.

'BURADAN TÜM DİYARBAKIR'A SESLENİYORUM'

Bunlar asıllarının gölgesidir. Biz geçmiştekilerden farklı olarak gölgeleriyle değil asıllarla mücadele ettiğimiz için başarılı olduk. Attığımız her adımda karşımıza çıkan engeller bize bir gerçeği tekrar, tekrar hatırlatıyor.

Son 5 yılımıza baktığımızda bunu daha iyi görüyoruz. Gezi'de amaç ağaç değildi. 17-25'te dert hukuk değildi. Çukur eylemlerinde niyet hak değildi. Suriye'de gaye adalet değildi. 15 Temmuz'da gözetilen ülke değildir. Ekonomik dalgalanmada işin aslı kur değildi. Hamd olsun milletimiz de bu gerçekleri görüyor. Buradan tüm Diyarbakır'a sesleniyorum. Bu ülkede etnik ayrımcılık yapan karşısında önce bizi bulur. Bölge ayrımcılığı yapan, şehir ayrımcılığı yapan karşısında önce bizi bulur. Bu bölgede herhangi bir kişiye, inancından kültüründen dolayı ayrımcılık yapan önce karşısında bizi bulur.

Havalimanından buraya gelirken caddelerin halini gördünüz değil mi? Her taraf pırıl pırıl. Batıda ne varsa doğuda bu var.

'GELİN YENİ DÖNEMİN MÜJDESİNİ DİYARBAKIR'DAN VERELİM'

Unutmayın Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz. Bu coğrafyada 200 yıldır her yolu denedik. Görüyoruz ki, birliğimize sahip çıkmanın dışında hiçbir yöntem bizim hayrımıza değildir. Diyarbakır tarihi boyunca öncü olmuş, gelin yeni dönemin müjdesini yine Diyarbakır'dan verelim. Ey Diyarbekir, sana acıdan, kandan ve göz yaşından başka bir şey vermeyenlerin dönemine son vermeye hazır mısın? Sana zulümden, baskıdan ve korkudan başka bir vaadi olmayanların devrini kapatmaya hazır mısın? Gözünün nuru evladına, mahremin olan evine, kızına, onları Kandil'e kaçıranlara dur demeye hazır mısın? Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye kadar sana her türlü hizmeti getirenlerin yanında yer almaya hazır mısın? Gelin hep birlikte evlatlarımıza huzurlu bir gelecek inşa edelim. Güçlü ve büyük Türkiye'ye omuz verelim.